İkinci gün — Atölyeler
İkinci günde Sanatla kısa film atölyeleri başladı. Yo, Aşk Asi Bir Kuştur gözlerimdeki baraj kapaklarını açtı; en sadık seyirci Meltem Ogankulu ise ilham kaynağım oldu.
Olanı olduğu gibi, ölümü yaşam gibi doğal ve kabullenici bir şekilde anlatıyordu.
Sevgili Festival Günlüğüm;
İkinci günden merhabalar. Bugün Sanatla projesi kapsamında gerçekleşen kısa film atölyeleri başladı. Sabahın erken saatlerinde katılımcılar Dilde Mahalli ile film üretimi üzerine söyleşi için buluştu.
Bu festivalde de ENKİ yanımızdaydı. Doğrusu bu sene gittiğim hemen her film festivalinde onları gördüm; artık tanıdık bir yüz gibiler. Yaptıkları şey aslında basit. Film bittiğinde perdede bir QR kod beliriyor. Telefonunuzla okutunca filme puan veriyor, aklınızda kalanı yorum olarak bırakıyorsunuz. Arkadaşlık ve sinema üzerine kurulu bir platform bu. Festivali yakından takip ettikleri belli; her seferinde izleyicinin işine yarayacak küçük eklemelerle çıkıyorlar karşımıza. Bugün ekipten Firdevs Su Aydın da buradaydı. Yakalamışken bir fotoğrafını çektim.
(Firdevs Su Aydın, Fotoğraf: Aybüke Çam)
Bugün Yo, Aşk Asi Bir Kuştur (Yo, Love Is A Rebellious Bird) filmini izledim. Çok sevgili arkadaşım Dalım “bu filme gir kesinlikle ağlarsın”, dedi. Gözlerimdeki baraj kapakları açıldı. Yo, çocukluğundan itibaren içinde bulunduğu toplumdan farklı düşünen ve kalıplardan taşan bir kadındı. Yaşlılık, kadınlık, dostluk, özgürlük ve minyatür ev… Anna, sevdiği dostunun ölüme yaklaşmasıyla yas sürecini sanatsal bir üretim biçimine dönüştürerek karşımıza çıktı. Film bir yandan Yo’ya edilen bir veda olarak görülse de onunla yokluğunda yeniden nasıl bağ kurulabileceğini gösterdi. Filmin en başında Yo’nun öleceğini bilsek de kendimizi ağlamaktan alıkoyamadık. Basın ekibinden arkadaşım İlknur’la filmi izlerken birbirimize bakamadık, ikimiz de mahvolmuştuk. Filmin duygusallığı dramatik sahnelerinden gelmiyordu. Olanı olduğu gibi, ölümü yaşam gibi doğal ve kabullenici bir şekilde anlatıyordu.
Uçan Süpürge’ye gelen seyircilerle yüz aşinalığımızı bir üst seviyeye taşımak istedim. Meltem Hanım katıldığım ilk festivalden beri gördüğüm ve öykünerek baktığım biriydi. Filmlere her gün gelir filmden sonra diğer bir filmi beklerken kitap okur bazen sohbet eder bazen de notlar alırdı. Kendisiyle tanışıp küçük bir röportaj yapma şansı yakaladım. Şu an 75 yaşında olan Meltem Ogankulu 2006 yılında Uçan Süpürge tarafından en sadık seyirci ödülünü almıştı. Doktorluk yaptığı zamanlarda izinlerini festivaller için sakladığını söyledi. Festivalde tanımadığımız yönetmenleri ve filmleri tanımamız için seçkinin önemli olduğunu söyledi ve bunun devam etmesi gerektiğini iletti. İlk Uçan Süpürge’den bu yana her sene gelmiş. Gerçekten de aldığı ödülün hakkını veriyordu, enerjisiyle benim için ilham kaynağı oldu.
(Meltem Ogankulu, Fotoğraf: Cemre Çıplak)
