Çamların Arasında

Shelagh Rowan-Legg

Kanada, 2025 16'

Fransızca; Altyazı: İngilizce, Türkçe


Esther adında genç bir kadın annesine yazdığı mektuplarda Laurentian Dağları’nda bir oteldeki çalışma hayatını anlatır. Zengin bir adam ona kur yapmaktadır. Aylar geçtikçe, Esther'in mektupları karanlık bir hal alır.

Yazar ve yönetmen Shelagh Rowan-Legg’in kısa filmleri PÖFF Kara Geceler, Revelation Perth ve Fantasia gibi uluslararası festivallerde gösterildi. FrightFest, Shorts Not Pants ve Wench Film Festivali için film seçkileri hazırladı. ScreenAnarchy'de editörlük yapıyor, Panorama-cinéma için yazıyor.

Film Özel İçerikleri

Yönetmen notu
Shelagh Rowan-Legg

For me, having this film screened at the International Flying Broom International Women's Film Festival means that stories of women reach across cultures, that we can use different media and forms to tell unique stories in interesting ways, that have the specificity of their origins and at the same time, a broader meaning and connection to audiences around the world.

Çeviri: Benim için bu filmin Uluslararası Uçan Süpürge Kadın Filmleri Festivali’nde gösteriliyor olması, kadınların hikâyelerinin kültürler arasında yankı bulabildiğini gösteriyor. Farklı mecraları ve anlatım biçimlerini kullanarak özgün hikâyeleri ilgi çekici şekillerde aktarabileceğimize; bu hikâyelerin hem doğdukları bağlamın özgünlüğünü koruyup hem de dünyanın dört bir yanındaki izleyicilerle daha geniş bir anlam ve ortaklık kurabildiğine inanıyorum.

On my first visit to Val-David, a village in Quebec, I discovered Hôtel La Sapinière. It had been a premiere hotel of the region for most of the 20th century, until it closed in 2013. The emptiness of the abandoned hotel and surrounding grounds creates a strange atmosphere. It was not difficult to be inspired to write a story based around this rather unique location.


Çeviri: Quebec’teki Val-David köyüne yaptığım ilk ziyarette, Hôtel La Sapinière’i keşfettim. Burası, 2013 yılında kapanana kadar 20. yüzyılın büyük bölümünde bölgenin önde gelen otellerinden biriydi. Terk edilmiş otelin ve çevresindeki arazinin boşluğu, tuhaf bir atmosfer yaratıyor. Bu oldukça sıra dışı mekândan ilham alarak bir hikâye yazmak hiç de zor olmadı.

AMONG THE PINES came out of several visits to the region. While I wanted to write an original screenplay, I also wanted to incorporate images from the location, and the atmosphere created in its emptiness. I spent time thinking on what kind of story would work to be paired with archival photos and original photos and video footage.

Çeviri: AMONG THE PINES, bölgeye yaptığım birkaç ziyaretin ardından ortaya çıktı. Özgün bir senaryo yazmak isterken, aynı zamanda bu mekâna ait görüntüleri ve boşluğunun yarattığı atmosferi de hikâyeye dâhil etmek istedim. Arşiv fotoğraflarıyla birlikte özgün fotoğraf ve video görüntülerine eşlik edebilecek bir hikâyenin nasıl olması gerektiği üzerine düşündüm.

I thought of a young woman coming from a much smaller place, from a life of poverty, trying to find a job that to her would be a step up from the place she came from, only to find herself trapped in the same cycle of abuse. What others would see as a place of vacation and fun, for her has a different meaning.

Çeviri: Aklıma, çok daha küçük bir yerden, yoksulluk içinde geçen bir yaşamdan gelen genç bir kadın karakter geldi. Kendisi için bulunduğu yerden bir adım yukarı çıkmak anlamına gelecek bir iş bulmaya çalışırken, sonunda aynı istismar döngüsünün içine hapsoluyordu. Başkalarının tatil ve eğlence mekânı olarak gördüğü bir yer, onun için bambaşka bir anlam taşıyordu.

AMONG THE PINES evolved as a story of caution, of longing, of dreams denied, and of an evocation of a lost time and deserted place.

Çeviri: AMONG THE PINES, zamanla bir uyarı hikâyesine, özlemlerin ve gerçekleşemeyen hayallerin anlatısına; aynı zamanda kaybolmuş bir zamanın ve terk edilmiş bir mekânın çağrışımına dönüştü.

Sola kaydır